Küre Dağları Milli Parkı

Küre Dağları Milli Parkı (KDMP), Türkiye’nin kuzeyindeki, Kuzey Anadolu Dağ Sisteminin bir parçasını oluşturan Küre Dağları’nın batı ucunda yer almaktadır. Küre Dağları’nın bu kesimi Bartın ve Kastamonu illeri arasında paylaşılmakta ve Karadeniz kıyısındaki Kurucaşile ve Cide ilçelerinin hemen güneyine doğru uzanmaktadır. Düzensiz bir şekle sahip ve 37.753 hektarlık bir “çekirdek zon”dan ibaret olan KDMP’nın etrafındaki 134.366 hektarlık alan resmi statüsü olmayan bir “tampon zon”u temsil etmektedir.  KDMP alanı, jeolojik bakımdan, Batı Karadeniz karstik zonunda yer almakta ve Jura-Kretase yaşlı kireçtaşları dahil, Paleozoik (I. Dönem) ile Kuaterner (IV. Dönem) arası jeolojik oluşumlardan meydana gelmektedir. Zon üzerinde oluşan dört ana aşınım yüzeyi, ‘karstik’ yüzey şekilleri olarak bilinen çok ilginç ve olağandışı örnekler yaratmıştır. Alanda yaygın olan İnaltı kireçtaşları, çok güzel jeomorfolojik oluşumlar yaratmıştır. Kanyonlar, vadiler, mağaralar, dolinler, şelaleler, ve benzerlerinden oluşan yüzey şekilleri ile karışık ormanlardan oluşan bitki örtüsü, proje alanında eşsiz doğal peyzajlar ortaya koymaktadır. Anakayanın erimesi ile oluşan boşluklar ve kanallar, yeraltı suyunu depo etmek ve boşaltmak suretiyle hem arazinin su düzenine katkıda bulunmakta hem de üzerindeki sık ormanların gelişmesine yardımcı olmaktadır.

Su, doğal olarak bu peyzajın sürdürülebilirliğinde önemli bir rol oynamaktadır. KDMP alanını drene eden bütün akarsular kuzeye doğru akmakta ve nihayet Karadeniz’e ulaşmaktadır. En önemli akarsular Devrekani ve Şehriban (Aydos) çaylarıdır. Milli Parkın batı kesimini drene eden Ulus ve Arıt çayları, Bartın Çayı’nın kollarıdır. Milli Park alanından doğan Ulu Çay, Arıt Çayı gibi bazı çaylar alan dışına çıkarken bazıları doğrudan Karadeniz’e akar. Nihayet, bir dizi çay Karadeniz’e doğru yol alırken Milli Park sınırları içinden geçer.

Diğer bir örneği, Türkiye’nin güneyindeki Toros Dağları olan karstik alanlar genellikle bitki örtüsü bakımından zayıftır. Ancak, 1,000 m kalınlığındaki Jura-Kretase yaşlı Inaltı kireçtaşları ile Küre Dağları, tipik karstik özelliklerinin yanısıra, nemli iklimi sayesinde gür ormanlarla kaplıdır. KDMP alanının jeolojisi ile biyolojik zenginliği birbiriyle yakından ilişkilidir; örneğin ekolojik sistem, yukarıda izah edilen karstik jeomorfolojiye yakından bağlıdır. KDMP’nın iyi korunagelmiş karstik ekosistemleri küresel düzeyde oldukçe enderdir ve doğa koruma açısından önemlidir.

Biyolojik Çeşitlilik Değerleri:
Küre Dağları Milli Parkı ve yakınçevresi, bitki coğrafyası açısından Avrupa-Sibirya floristik bölgesinin Öksin bölümünde yer alır. KDMP’nin vejetasyon yapısı üç gruba ayrılabilir:

  • Batı Karadeniz ılıman kuşak kayın ve göknar ormanları
  • Pseudo-maki formasyonları 
  • Karstik alan karışık ormanları

Bir dizi uçurum ve kanyonla sınırlanmış olan KDMP’nın çekirdek alanı, doğal ve yarı-doğal, yaşlı, karışık  yapraklı (kayın, gürgen, kestane, akçaağaç, dişbudak) ve iğne yapraklı (endemik Uludağ göknarı, karaçam ve sarıçam) ormanlara sahiptir. Alan, ılıman kuşak yapraklı ve iğne yapraklı türlerden oluşan homojen bir karışık orman özelliği göstermektedir. Özellikle herdemyeşil ve yaprağını döken ağaç ve çalı türlerinin baskın olduğu çekirdek alanda, nemli koşulların hakimiyetini yansıtan bir vejetasyon yapısı açık bir şekilde kendini gösterir. Karadeniz kıyısına yakın daha alçak kesimler relikt Akdeniz elemanları ve makiler içerir. 

Küresel Önem:
Kayın ormanları ve makilikler Türkiye ve başka yerlerde de geniş bir yayılışa sahip olmalarına rağmen, karstik alanlardaki karışık ormanlar biyolojik çeşitlilik, özellikle bitki türleri ve tür kompozisyonu bakımından son derecede önemlidir. Küre Dağları’nın sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin küresel önemi, WWF’nin, Akdeniz ormanlarının korunması için belirlemiş olduğu on sıcak nokta listesine dahil edilmesi ile ortaya konulmaktadır. WWF Raporuna göre alan, “Kuzey Anadolu yapraklı ve iğne yapraklı ormanları” olarak tanımlanan alt eko-bölgeye ve “Karadeniz Nemli Ormanları” ekotipine ait tehlike altındaki karstik dağlık alanların elde kalan en güzel örneklerinden birini temsil etmektedir.  

Habitat çeşitliliği ve floristik zenginlik:
Alanın önemi, özellikle sahip olduğu ekosistem ve habitat çeşitliliğinden ileri gelmektedir. Ana ekosistem tipleri, doğal orman ekosistemleri, bozuk orman ekosistemleri, geleneksel tarım eksosistemleri ve akarsu ekosistemlerini; mikro-ekosistemler ise örneğin kanyon ekosistemleri ve orman içi çayır ekosistemlerini içermektedir. Bu ekosistemler içerisinde, en az 675 bitki türünün varlığı bilinmekle birlikte gerçek sayının çok daha fazla olduğu tahmin edilmektedir.

Doğallık ve yaşlılık:
Küre Dağları’nın, Milli Park’ın yer aldığı batı kesimi, karstik arazi yapısının nemli atmosferik koşullarla birleşmesiyle son derece eşsiz orman kompozisyonları sergilemektedir. Dik karstik yamaçlar üzerindeki parçalanmamış yaşlı orman ekosistemleri oldukça iyi durumdadır. Özellikle, Cide’nin güneyindeki karstik çöküntüler ve ıssız ortamlar yaratan vadiler, nemli ormanlara özgü ağaç ve ağaççıklara sahiptir. Bunlardan bazıları, şimşir (Buxus sempervirens), kayacık (Ostrya carpinifolia), üvez (Sorbus aucuparia), Türk fındığı (Corylus colurna), gürgen (Carpinus betulus), mürver (Sambucus ebulus), akçaağaç (Acer platanoides), çobanpüskülü (Ilex aquifolium), vb.

Yüksek plato üzerindeki karstik çöküntüler, içerisinde hala dev yaşlı ağaçların örneklerinin görülebildiği, nispeten nemli köşeler yaratmaktadır. Bunlar, 35-40m boya ve 80-90 cm gövde çapına sahip Kafkasya ıhlamuru (Tilia rubra), 20-30m boyunda ve 40-50cm çapında Türk fındığı (Corylus colurna), dişbudak (Fraxinus angustifolia), çobanpüskülü (Ilex aquifolium), karaağaç (Ulmus glabra), çınar yapraklı akçaağaç (Acer platanoides) gibi örnekleri içermektedir. 12 gövdeli ve 35-40m boyundaki dev kayın ağaçları, doğal anıt olarak koruma altına alınmıştır. Bu alanlar, bölgeyi ziyaret eden bilimadamları tarafından ‘doğal arboretum’ olarak tanımlanmaktadır.

Nadir ve tehlike altındaki türler ve yaşamalanları (habitatlar)
Mevcut verilere gore tespit edilen 675 bitki taksonundan, 109’u ‘Endemik’ (E) ve 49 tanesi ‘Nadir’ (R)’dir. Toplam 47 ‘Tehlike Altında’ki (EN) taksondan 2 tanesi ‘Küresel’, 33 tanesi ‘Avrupa’ ve 12 tanesi ‘Ulusal’ düzeyde tehlike altındadır. ‘Az Tehdit Altında’ (LR) olan 58 taksonun 3 tanesi ‘koruma önlemi gerektiren’ (cd), 3 tanesi ‘tehdit altına girebilir’ (nt) ve 52 tanesi ‘en az endişe verici’ (lc) durumundadır. 2 tane Bern türü bulunmaktadır.

Alanda bulunan ve Bern Sözleşmesi listesinde yer alan Tehlike Altındaki habitatlar şunlardır: 41.1E1 – Batı Karadeniz kayın ormanları, 41.2C – Güneydoğu Avrupa meşe-gürgen ormanları, 41.47 – Öksin sel yatağı ormanları, 41.7B12 – Karadeniz’in iç bölgeleri meşe ormanları, 42.1722 – Karadeniz şimşir-Uludağ göknarı ormanları, 42.1723 – Batı Karadeniz öksin kayın-Uludağ göknarı ormanları, 42.5F11 – Batı Karadeniz öksin sarıçam ormanları, 42.66413 – Pre-Pontic karaçam ormanları.

Fauna:
KDMP ve tampon alanı aynı zamanda tehdit altındaki hayvan türlerine yaşamalanı sağlaması nedeniyle de biyolojik açıdan önemlidir. Türkiye’nin 132 memeli türünden 40’ı bölgede yaşamaktadır. Bu türler, vaşak, susamuru, geyik ve karaca gibi tehlike altındaki hayvanları da içermektedir. Alanda ayrıca, 38 familyaya mensup ve 46’sı tehdit altında olan 129 kuş türü kaydedilmiştir.

Memeliler ve kuşlarla ilgili eldeki sınırlı bilgilerin dışında, alanın faunası yeterince bilinmemektedir. Dolayısıyla, örneğin sürüngen ve amfibyenler (çiftyaşarlar) ile ilgili güvenilir bilimsel veriler hemen hemen bulunmamaktadır.

KAYNAKLAR:
MENTEŞ,İ. KALEM,S. Küre Dağları Milli Park Müdürlüğü. GEF Orta Ölçekli Proje Raporları ve Dökümanı. 2003 Kastamonu